Item image

CEVRİ KALFA SIBYAN MEKTEBİ

Cevri Kalfa Sıbyan MektebiCevri Kalfa Mektebi, Divanyolu Caddesi üzerinde Firuz Ağa Camisi’nin karşısında yer almaktadır. Sultan II. Mahmut tarafından, kendisinin hayatını kurtaran ve aynı zamanda hazinedarbaşılığını da yapmış olan Cevri Kalfa (Usta) hayrına 1819-20 yıllarında inşa ettirilmiştir. İstanbul’daki en büyük sıbyan mektebidir.

Cevri Kalfa, Çerkez asıllı bir harem görevlisi olup, Osmanlı Devleti’nin tarihindeki önemli saray kadınlarından biridir. 1807 yılında çıkan Kabakçı Mustafa İsyanı sonucunda,  Nizam-ı Cedid hareketi ile devlet içerisinde batıyı örnek alan yenileşme çalışmaları gerçekleştiren Sultan III. Selim tahttan indirilmiş ve yerine amcazadesi olan Sultan IV. Mustafa padişah olmuştur. İsyandan yaklaşık bir yıl sonra, 1808 yılında Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa ordusu ile birlikte İstanbul’a yürüyerek III. Selim’i tekrar tahta çıkarmak istemiştir. Alemdar Mustafa Paşa’nın ordusu Topkapı Sarayı’nın kapısına vardığında, Sultan IV. Mustafa kendisinin dışında tahta çıkabilecek olan III. Selim ve Şehzade Mahmut’un öldürülmesi emrini vermiştir. Böylece,  IV. Mustafa Osmanlı soyundan gelen tek kişi olarak kalacak ve tahtını garanti altına almış olacaktır. Gürcü Abdülfettah, Sırp Ebe Selim, Zenci Nezir, Bağdatlı Hacı Ali, ak hadım Cevher ve Kör Mehmet Ağalar ile Deli Mustafa komutasındaki on iki bostancı ve zülüflü baltacı IV. Mustafa’nın emri ile hareme doğru harekete geçmişlerdir. Önce sabık sultan III. Selim’in odasına yönelen grup, burada tereddüt duymaksızın büyük bir acımasızlıkla III. Selim’i öldürmüş, ardından Şehzade Mahmut’un odasını basan gözü dönmüş cellat sürüsü, şehzadeyi odasında bulamamıştır; çünkü o sırada olayları öğrenen Cevri Kalfa, Şehzade Mahmut’u kendi odasına kaçırmıştır. Kısa süre sonra durumdan haberdar olan IV. Mustafa taraftarı grup, bu kez Cevri Kalfa’nın odasına doğru yönelmiştir. Bu sırada şehzadeyi korumak amacıyla odanın kapısının önüne harem ağaları Anber, Kasım ve Hafız İsa gelmiştir. Bu üç kara hadım ağa, cellâtları bir süre oyalasa da karşı grubun kalabalık olması nedeni ile başarılı olamamışlardır. Bu sırada Şehzade Mahmut’un haremin çatısına çıkmasını sağlayan Cevri Kalfa, elinde bulunan çömlekten aldığı kor halindeki külleri cellâtların üzerine doğru savurmuştur. Kalfanın bu hareketi Şahzade Mahmut’a beş dakika gibi çok önemli bir zaman daha kazandırmış ve bu süre sonunda Alemdar Mustafa Paşa ile adamları yetişerek isyancı grubu dağıtmıştır. Olayların akabinde Şehzade, Sultan II. Mahmut olarak tahta çıkmıştır.

Cevri Kalfa’nın kendisini canı pahasına savunmasını II. Mahmut hiçbir zaman unutmamış ve kalfayı hazinedarbaşı olarak tayin ederek, kendisine büyük bir hürmet göstermiştir. Cevri Kalfa’nın ölümünün ardından da anısını yaşatmak için II. Mahmut bir sıbyan mektebi yapılmasını emretmiştir. Ayrıca, padişah yine Cevri Kalfa adına Büyük Çamlıca’da bir köşk yaptırmış ve buradaki kaynaklardan çıkan su Cevri Kalfa suyu ismiyle Üsküdar’daki bir çeşmeye indirilmiştir.

Cevri Kalfa Sıbyan Mektebi, döneminin mimari yapısı olan ve Fransız Napolyon İmparatorluğu devri sanatından esinlenen ampir (empire) tarzının bir eseridir. Yenilikçi bir tarzda olan sıbyan mektebi, diğer örneklerin aksine iki katlı ve sadece üst katta tek bir dershane odasından ibaret olmayıp, ikinci katı geniş cepheli ve on odalı bir binadan meydana gelmektedir. Mektebin girişi solda olup, ortadaki iki katlı binanın üst katı, beş mermer konsola oturan bir çıkma halindedir. Bu bölümün üstünü kurşun kaplı bir aynalı tonoz örtmektedir. Tonozun tepesinde 19.yüzyılda yapılanlara benzer bir âlem bulunmaktadır. Bu ana binanın hemen sağında, yarım yuvarlak kemerli bir çeşme bulunmaktadır. Çeşmenin hemen yanında ise, üç katlı ve aralarında yassı plasterlerle ayrılmış pencerelere sahip ikinci bir bina bulunmaktadır. Üç katlı bu binanın Sultan II. Abdülhamit döneminde eklendiği söylense de, çıkmalı kısmı ile dış mimarisi bakımından diğer bina ile tam bir benzerlik göstermesi nedeniyle bu iddianın doğruluğu şüphelidir. Sıbyan mektebinin sebilhane ve bir çeşme ile birlikte tek yapıda birleştirilmesi geleneği, üslup bakımından farklılık göstermekle beraber burada da uygulanmıştır. Çeşmenin her iki yanındaki blokların zemin katları sebilhane olarak tasarlanmıştır. Seneler içerisinde bulunduğu caddenin taban seviyesinin yükselmesi nedeniyle, mektebin dış mimari oranı bozulmuş, ayrıca sebilin eteği ve şebekelerinin alt kısımları yere gömülmüştür.

Cevri Kalfa Sıbyan Mektebi KitabesiCümle Kapısının üzerinde Keçecizade İzzet Molla yazılmış olan, mermer bir kitabe bulunmaktadır. Kitabede şu ifadeler yer almaktadır: “Emri Hakdan sonra her kim hayrın eylerse murad / Hazreti Mahmud Hana bendel ferman ola / İşte Cevri Ustaya dehr eylemişken gadr ü hayf / Kim umardı ruhine böyle eser bünyad ola / Hiç ider mi haki fani cevheri zatin telef / Ol ki gencuri harimi hüsrevi devran ola / Vakfın ilhak eyledi evkaafına ol padişah / Hak bu kim ihsan olursa böyle bir payan ola / Can feda etmek yolunda maslahat mı bir kulun / Hayrı hatırhani hakanı kerimüşşan ola / Olmayıp zayi bu hayri azamın yek zerresi / Her ruhamı denk i sengi keffei mizan ola / Kendi seyri bağı cennet eyledikçe mektebi / Aşiyanı bülbül asa mecmal tıflaan ola / Yazdı İzzet harfi cevherdar ile tarihini / Mektebiyle ruhi Cevri Ustanın şadan ola / Sene 1235

Cevri Kalfa Mektebi, yapıldığı tarihten sonra yaklaşık 30 sene sıbyan mektebi olarak kullanılmış ardından, 1858 yılında “Kız Sanat Okulu” olarak kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca, 1921’de ilk Muallimler Birliği toplantısı yine bu binada yapılmıştır. 1929-30 arasında kısa bir süre Devlet Basımevi ve matbaacılık okulu olarak kullanılan bina, 1932’deki adliye yangınından sonra bazı mahkeme daireleri tarafından kullanılmıştır. 1945 yılında “Elli Dokuzuncu İlkokul” ismi ile tekrar okul olarak kullanılmaya başlanmış, 1955-1956 öğretim yılında ise okulun adı hakkı olan şekilde “Cevri Kalfa Okulu” olarak değiştirilmiştir. 1970’lere kadar bu şekilde kullanılan yapı, 1980’li yıllarda bir süre boş kaldıktan sonra, 1985’te “Türk Edebiyatı Vakfı”na tahsis edilmiş olup, günümüzde de aynı vakıf tarafından kullanılmaktadır.