Roma İmparatorluğu'na ait eserleri bu başlık altında bulabilirsiniz.
  • Item thumbnail

    BÜYÜK TİYATRO

    Her ne kadar günümüze ulaşamasa da İstanbul’un da tipik Roma şehirlerinde olduğu gibi amfitiyatroya sahip olduğu bilinmektedir. Hatta şehirde Büyük Tiyatro (Theatrum Majus) ve Küçük Tiyatro (Theatrum Minus) olarak adlandırılan iki adet amfitiyatro bulunmaktaydı. Bu tiyatrolar, Byzantion’u fethederek İstanbul’u Roma İmparatorluğu’na bağlayan İmparator Septimus Severus döneminde inşa edilmiştir. Tiyatroların yerleri kesin olarak bilinmese de Küçük […]

  • Item thumbnail

    TAŞ KOLTUK

    Sultanahmet Camii’nin avlusunda bulunan, yekpare taştan yontma bu mütevazı koltuk zamanında şehrin en ihtişamlı yapısı olan Hipodrom’un bir parçasıydı. Seyirci oturma sıralarının bir parçası olan taş koltuk yaklaşık 1800 yıldır At Meydanı’nında yaşananların tanığı olarak bugün hala meydanı izlemeye devam etmektedir. Taş koltuğun tanıklık ettiği olaylar saymakla bitmez. Hipodrom’da yer aldığı dönemlerde; vahşi hayvanlara karşı […]

  • Item thumbnail

    BİNBİRDİREK SARNICI

    Binbirdirek Sarnıcı, Sultanahmet Meydanı’nın yakınında, Eski Adliye Binası’nın karşısında bulunmaktadır. Yerebatan Sarnıcı’ndan sonra İstanbul’da bulunan ikinci en büyük hacimli sarnıçtır. Yapım tarihi ile ilgili iki farklı görüş bulunmaktadır. Bunlardan ilkine göre; sarnıç 4. yüzyılda İmparator I. Konstantin (Constantinus) zamanında yaptırılmıştır. Sarnıcı yaptıran kişi ise İstanbul’un başkent olmasından sonra şehre yerleşen Roma senatörlerinden Filoksenus (Philoxenus)’tur. Filoksenus, […]

  • Item thumbnail

    DİKİLİTAŞ

    İmparator I. Konstantin (I. Constantinus)’in İstanbul’u imparatorluğun başkenti ilan etmesinin ardından inşa ettirdiği Hipodrom, bugün Sultanahmet Meydanı olarak andığımız alanda bulunmaktaydı. Meydanda gördüğümüz dikilitaş ve sütunlar da Hipodrom’un ortasında ayırma seti olarak bulunan “spina” denilen bölümün üzerinde bulunan anıtlardan geriye kalanlardır. Spinanın üzerine süs amacıyla konulmuş bir çok eserin daha olduğu bilinse de günümüze sadece […]

  • Item thumbnail

    GOTLAR SÜTUNU

    Gotlar Sütunu, Gülhane Parkı’nın sahile yakın kesiminde bulunmaktadır. İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethinden önceki devirden kalmış olan sütun, şehrin en eski anıtlarından biridir. Günümüze gelinceye kadar pek az değişikliğe uğramıştır. İsmini, sütunun kaidesinde bulunan yazıdan alan anıtın 4. yüzyıldan kaldığı düşünülmektedir. Mavi damarlı prokonnessos mermerden yapılmış olan sütun, üç basamak üzerine oturtulmuş bir kaide ve yekpare […]

  • Item thumbnail

    YILANLI SÜTUN

    I. Konstantin (I. Constantinus)’in İstanbul’u Roma İmparatorluğu’nun başkenti ilan etmesinin ardından giriştiği büyük imar çalışmaları kapsamında inşa ettirdiği Hipodrom günümüzde Sultanahmet Meydanı olarak anılan alanda bulunmaktaydı. Meydanda gördüğümüz dikilitaş ve sütunlar da Hipodrom’un ortasında ayırma seti olarak bulunan “spina” denilen bölümün üzerinde bulunan anıtlardan geriye kalanlardır. Spinanın üzerine süs amacıyla konulmuş bir çok eserin daha […]

  • Item thumbnail

    MİLİON TAŞI

    Dört bir yanı görkemli yapılarla çevrili Sultanahmet Meydanı’nın kuzeybatısında, hemen yanı başındaki su terazisinin gölgesinde mütevazi bir mermer sütun bulunur. Yakın zamanda, dünya şehirlerine uzaklığını gösteren tabelalar konulana kadar önünden gelip geçenlerin dikkatlerinden kaçan bu taş aslında tarihin bir dönemi için dünyanın merkezi olan noktayı göstermektedir. Miliarium Aureum, yani Altın Kilometretaşı denilen ve kısaca Milion […]