Doğu Roma İmparatorluğu'na ait eserleri bu başlık altında bulabilirsiniz.
  • Item thumbnail

    PİSKOPOSLUK SARAYI / SAMPSON HASTANESİ

    Topkapı Sarayı’nın birinci avlusunda, Bâb-ı Hümâyûn’dan girildiğinde sol taraftaki eski Karakol Binası’nın arkasında, Aya İrini ile Sur-u Sultani’nin arasında kalan kalıntılardır. Karakol Binası, Aya İrini ve Saray Surları arasında kaldığından çoğu kimse tarafından fark edilmemektedir. Doğu Roma İmparatorluğu’na ait olan kalıntıların yakın zamana kadar Sampson Hastanesi’ne ait olduğu görüşü hâkimken, son dönemde Piskoposluk Sarayı’na ait […]

  • Item thumbnail

    AYA İRİNİ

    Topkapı Sarayı’nın birinci avlusunda, Bâb-ı Hümâyûn’dan girildiğinde sol tarafta bulunan ve bugün müze vasfında bulunan yapıdır. “Kutsal barış” anlamına gelen Aya İrini’nin yerinde bulunan ilk kilise, Büyük Konstantin (I. Constantinus) tarafından daha önce burada bulunan Artemis, Apollon ve Afrodit tapınaklarının kalıntıları kullanılarak IV. yüzyılın başlarında yaptırılmıştır. 532 yılındaki büyük Nika İsyanı sırasında yakılan ahşap kiliseyi, […]

  • Item thumbnail

    LAUSOS SARAYI

    İmparator II. Theodosius’un mabeyincisi Lausos tarafından 415-420 yılları arasında inşa ettirilen saraydır. Bugün İbrahim Paşa Sarayı, Eski İstanbul Adliyesi ve Firuz Ağa Camii arasında kalan, Mehmet Akif Ersoy Parkı olarak adlandırılan alanda bulunur. Günümüze kadar ayakta kalamamış olan yapının bazı duvar kalıntılarına park içerisinde rastlamak mümkündür. Park içerisindeki kalıntıların bir kısmı Lausos Sarayı’na ait olmakla […]

  • Item thumbnail

    ANTIOCHOS SARAYI / EUFEMİA MARTİRİONU

    İmparator II. Theodosius’un baş mabeyincisi (praepositus sacri cubiculi), eğitmeni ve saray nazırı (cubicularius), soyluluğunu belirten “Patricius” ünvanına sahip, Pers kökenli Antiochos tarafından 414-433 yılları arasında inşa ettirilen saraydır. Bugün İbrahim Paşa Sarayı, Eski İstanbul Adliyesi ve Firuz Ağa Camii arasında kalan, Mehmet Akif Ersoy Parkı olarak adlandırılan alanda bulunur. Günümüze kadar ayakta kalamamış olan yapının […]

  • Item thumbnail

    YEREBATAN SARNICI

    İhtişamı ve güzelliği nedeniyle “Yerebatan Sarayı” olarak da isimlendirilen sarnıcın günümüzdeki girişi Ayasofya Müzesi’nin karşısında yer alan Yerebatan Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Yerebatan Sarnıcı, 532 yılında Doğu Roma İmparatoru I. Jüstinyen (Justinianos/Iustinianus) tarafından inşa ettirilmiş olup, sarnıcın yerinde eskiden Stoa Bazilikası’nın bulunması nedeniyle “Bazilika Sarnıcı” adıyla da anılmaktadır. Sarnıç, imparatorluğun yönetim merkezi olan Büyük Saray’ın su […]

  • Item thumbnail

    ÖRME SÜTUN

    Büyük Konstantin (I. Constantinus)’in İstanbul’u Roma İmparatorluğu’nun başkenti ilan etmesinin ardından inşa ettirdiği Hipodrom, bugün Sultanahmet Meydanı olarak andığımız alanda bulunmaktaydı. Meydanda gördüğümüz dikilitaş ve sütunlar da Hipodrom’un ortasında ayırma seti olarak bulunan “spina” denilen bölümün üzerinde bulunan anıtlardan geriye kalanlardır. Spinanın üzerine süs amacıyla konulmuş bir çok eserin daha olduğu bilinse de günümüze sadece […]

  • Item thumbnail

    KÜÇÜK AYASOFYA CAMİİ

    Sultanahmet Meydanı’nın güneybatısından denize doğru inerken tren yolunun hemen yanında, Cankurtaran ile Kadırga semtlerinin kesiştiği alanda, bulunduğu mahalleye adını veren küçük bir cami ile karşılaşırız. Küçük ve mütevazı görüntüsünün aksine mimarisi ile yeni bir çağ açan, ilginç hikayeler barındıran bir yapıdır Küçük Ayasofya. Kilise olarak inşa edilen yapının asıl ismi Sergios ve Bakhos Kilisesi idi. […]